ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ 1
Ülkemizde henüz az tanınmış bir bozukluk olan “özgül öğrenme güçlüğü” zihinsel gelişim devam etmesine karşın, okuma yazma, aritmetik ve diğer akademik işlevlerde ortaya çıkan yapısal ve gelişimsel bir sorundur.
Bu bozukluk okul çağı çocuklarının %10-20’sinde görülmektedir.
Özgül öğrenme güçlüğü olan çocukların %20-25’inde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) görülmektedir. İlk özgül öğrenme güçlüğü vakası, Morgan (1896)tarafından "konjenital kelime körlüğü" tanısıyla yayınlanmıştır. Morgan, 14 yaşındaki Percy'nin yaşıtları kadar sağlıklı olduğu halde hiçbir sözcüğü doğru okuyamadığını ve hatasız yazamadığını, adını bile "Percy" yerine "Precy" diye yazdığını, ama aritmetikte başarılı olduğunu bildirmiştir.
Özgül öğrenme güçlüğü yerine"Okuma Güçlüğü, Okuma Geriliği, Disleksi, Gelişimsel Okuma Geriliği,Primer Okuma Geriliği,Legasteni,Akademik Beceri Bozukluğu,Özel Öğrenme Bozukluğu,Dikkat Bozukluğu,Algı Bozukluğu” gibi terimlerde kullanıllır.
Öğrenme güçlükleri, medikal, psikiyatrik, psiko-pedagojik, bilişsel (cognitive) problemleri içerebilir. Bu nedenle öğrenme güçlüklerinin ve okul başarısızlıklarının temel nedenini belirlemek için çocuk/genç medikal, psikiyatrik ,psiko-pedagojik açıdan sistemli bir şekilde muayene edilmelidir (Silver 1997).

Medikal muayenede çocuk ya da gencin öğrenme yeteneğini etkileyen bedensel bir hastalığı olup olmadığının araştırması gerekir. Bazı vakalarda basit görme, işitme kusurlarının öğrenme sorunlarına yol açtığı unutulmamalıdır. Ayrıca bedensel olarak sağlıksız bir bireyde motivasyon ve konsantrasyon olumsuz etkileneceğinden, öğrenme, dikkat ve performans sorunları da tabloya eşlik edebilir. Yapılan araştırmalar, astım, diabet, kanser gibi hastalığı olan vakalarda gerek hastalığa, gerekse kullanılan ilaçlara bağlı olarak öğrenme güçlükleri, dikkat ve uyum sorunları görüldüğünü ortaya koymuştur (Hagin 1997,Sexson ve Dingle 1997,Silver 1997).
Bir çocukta öğrenme güçlüğü ya da geriliği olması “özgül öğrenme güçlüğü” olduğu anlamına gelmez.
Özgül öğrenme güçlüğüne paralel olarak bir çok çocukta ya “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu” ya sadece “Dikkat Dağınıklığı” ya da sadece “Dikkat Dağınıklığı Olmayan Hiperaktivite” görülür.

ÖĞRENME NEDİR?
Öğrenme: algılama, organize etme, depolama ve gerektiğinde bilgiyi göstermeyi içeren bilginin kazanılması işlevidir.
Öğrenme süreci: Girdi →bütünleme → bellek → çıktı süreçlerini oluşturmaktadır.

ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ SORUNLARI
Öğrenme sürecinde belirtilen bu aşamalardan bir veya birkaçında sorun yaşanırsa öğrenme güçlüğü ortaya çıkabilir.
1- GİRDİ SORUNLARI
Çevremizden gelen uyaranları 5 duyumuz yoluyla alırız yani girdi duyular sayesinde gelir. Bunlardan en yoğun girdi kaydettiklerimiz de görsel, işitsel ve dokunsal algılardır. Duyusal algılarımızda sorun olması girdi sorununa yol açar.
2- BÜTÜNLEME SORUNLARI:
Konunun/olayın bütününü görme, bütünleştirme, organize etme, sıralama, gruplama, fikir üretme, problem çözme vb becerileridir. Bunlarda oluşan başarısızlık bilgiyi kodlamada güçlüğe neden olur ve bilgin kodlanıp öğrenmenin oluşmasında güçlük yaşanır.
3- BELLEK SORUNU:
Edindiği bilgiyi kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarmada sorun yaşar.
4- ÇIKTI SORUNU: Öğrenilmiş bilgi ve becerileri yerinde ve zamanında kullanmada sorun yaşar.

ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN NEDENLERİ
1- BEYİN HASARI
a) Ailevi (kalıtım)
b) Gebelik ile ilgili (Çarpma, tramva, uyuşturucu ya da yanlış ilaç vb)
c) Doğum ile ilgili (yanlış müdahale, geç ve güç doğum)
d) Yeni doğan dönemi (çarpma, yanlış ilaç kullanımı)
2- GELİMİŞİMSEL SAPMA
3- GENETİK ETKEN
4- ALGI BOZUKLUKLARI
5- NÖROLOJİK FONKSİYONLARDA BOZUKLUK
a) İnput (Giriş )
b) Entegrasyon ( İşlem )
c) Bellek ( Depolama )
d) Output ( Çıkış )

ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ TEDAVİSİ
özgül Öğrenme Güçlüğü tedavisinde kullanılan etkililiği kanıtlanmış herhangi bir ilaç ve tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Uygulanan tek yöntem uzman kişilerce hazırlanmış bir program dahilinde aile, çocuk, özel eğitimci, gerektiğinde psikologlar işbirliğince uygulanan sistemli bir EĞİTİMdir.
Özgül Öğrenme Güçlüğüne ek olarak Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite, Duyusal Problemler, Depresyon, Duygusal Problemler vb. varsa alanında uzman Nörolog ve Psikiyatristler tarafından ilaç tedavisi uygulanmaktadır.
Özgül Öğrenme Güçlüğünde uygulanan farklı yaklaşımlar ve buna bağlı farklı eğitim modelleri bulunmaktadır. Eğitime karar verilirken öğrencinin yaşı, konumu, ailesi, çevresi, özellikleri, sorun olan bölge ve sorunun boyutu dikkate alınmaktadır.
Uygulanan programın işlevselliği tanının erken ve uzman kişilerce konulması, sorunlu bölgenin/sorunun türünün bulunması, bu konuda uzman bir eğitimci tarafından eğitim alınması, ailenin girişimci ve kararlı olması gibi faktörlere bağlıdır.
Tanının sağlıklı konulmasında gelişim nörologları, psikiyatristlere büyük görevler düşmektedir. Doğru bir teşhis konulup detaylı bir rapor yazıldığında iş raporu doğru değerlendirip gerekli müdahalenin türüne süresine karar verecek bu alanda eğitimli uzmanlar devreye girmelidir.
Özgül Öğrenme Güçlüğü yaşayan bireylerde sosyal uyum problemleri, içe kapanıklılık, özgüven eksikliği gibi sosyal duygusal problemler görülmektedir. Bu aşamada en büyük görev eğitimci ve doktorlarıyla işbirliği içinde olan çocuk gelişimi ve psikolojisi üzerine eğitimli bir psikologa düşmektedir. Gerektiğinde sadece bireyle, gerektiğinde de tüm aile ile bireysel ve grup terapileri yaparak sorunun üstesinden gelmek için çalışılmalıdır. Özgül Öğrenme Güçlüğü eğitim sürecinde aileye büyük görevler düşmektedir.

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE NASIL ANLAŞILABİLİR?

Karşılaştığı problemlere çözüm bulmada,
Yaratıcı oyun kurmada,
Gruplama, sınıflama, ayırt etme, örüntü kurma, benzerlikler kurma gibi zihinsel becerilerde,
Koordinasyon gerektiren bedensel faaliyetlerde,
Geçmişte yaşadıklarını hatırlama da ve anlatmada,
El göz koordinasyonu gerektiren faaliyetleri yapmada,
Sebat gösterme de ,
Gün içinde yaptıklarını olay sırasına göre anlatmada
Odaklanma ve uzun dikkat gerektiren çalışmalarda,
Arkadaşlık kurma ve sürdürmede,
Oyun kurma, yönetmede,
Parça bütün ilişkisi kurmada,
Eşyalarını koyduğu yeri hatırlamada,
Odasını, masasını ve eşyalarını düzenli kullanmada
Hikaye dinlemede,
Sembolleri öğrenmede vb alanlarda zorluk yaşamaktadırlar.

Bu belirtilerin hepsinin birden bulunması gerekmemektedir.
AİLELER NELER YAPABİLİR?

Aile ilk olarak çocuğu için en doğru tanının konulması adına uzman doktorlara gidip gerekli tıbbi müdahaleyi yaptırmalı. Tıbbi tanılama sonrası eğitsel tanılama için alan uzmanı kişilerle iş birliği yaparak gerekli bilgilerin alınması, gerekli testlerin yapılması ve en uygun eğitim programının yapılması ve uygulanması aşmasında gönüllü olmalıdır.
Unutmamamız gereken çok önemli bir durum söz konusudur. Özgül Öğrenme Güçlüğü bir zihin engeli değildir. Uygun aile ortamı ve uygun eğitim ortamı sağlandığında hayatı tamamen değişebilir.
Ailenin çocuğunu psikolojik anlamda çok desteklemeli, olumsuz davranışlarını ve eksiklerini görerek eleştirmek yerine, olumlu özelliklerini ve başarılarını görüp sürekli pekiştirmelidir.
Çocuğun sadece başarılarını değil çabası dahi pekiştirilmelidir.
Çocuğa cevabını veremeyeceği sorular sorulmamalı, kendini çaresiz hissetmesi en aza indirgenmeye çalışılmalıdır.
Aileye düşen en büyük sorumluluklardan biriside çocuğun spor ya da sanatsan faaliyetlere katılmasını sağlamaktır. Bu çocuğun fiziksel olarak enerjisini atarak rahatlaması, olumlu sosyal davranışlar oluşturması, koordinasyon becerilerini gelişmesi, arkadaşlık kurması, başarı duygusunu tatması, vb. bir çok işe yaramaktadır.
Çocuğunuzla iletişiminiz ve davranışlarınız hakkında eğitimcisi ve psikologlarla iç içe olmaya çalışınız.
Okuldaki ödevleri, öğrendiği yeni bilgi ve becerileri anlamlandırma, karşılaştığı problemlerle baş etme konusunda yardımcı olun.

DSM-IV’te ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ 4 GRUBA AYRILMIŞTIR ;

Okuma bozukluğu (Disleksi)

 Matematik/aritmetik bozukluğu (Diskalkuli)
 Yazılı anlatım bozukluğu (Disgrafi)
 Başka türlü adlandırılamayan öğrenme bozuklukları


                                                                                          


1. OKUMA BOZUKLUĞU (DİSLEKSİ)
Beyin Kelimeleri Nasıl Okur ?
Beyin üzerinde yapılan çalışmalar normal beyinlerin sağ beyin yarım küresinin sol beyin yarımküresine göre daha küçüktür. Normal bir bireyde beyinin işleyiş şekli şöyledir :
Ses birimi üretimi : (sol inferior frontal gyrus)Beyinin bu bölümü sesli veya sessiz olarak kelimeleri seslendirmeye yardımcı olur. Bu bölüm ayrıca kelimeleri oluşturan küçük sesleri analiz eder. Bu bölüm daha çok yeni okumaya başlayanlarda daha aktiftir.
Kelime çözümleyiciler : ( sol parieto temporal bölge) :Beyinin bu bölümü daha çok yazılı kelimelerin analizini yapar. Bu bölümde kelimeyi oluşturan hece, ses ve harfler uygun bir şekilde seslendirilir.
Otomatik Dedektör bulucu : ( sol occipito temporol bölge):Beyinin bu bölümünün görevi kelimelerin otomatik olarak tanınmasını sağlamaktadır. Otomatik bulucu aktive edilir ve okuyucu hızlı bir şekilde kelimeyi algılar.

Bu durum disleksilerde daha farklıdır. Sağ beyin yarımküresinin, sol beyin yarımküresine eşit büyüklükte ya da sol beyin yarım küresinin daha küçük olduğunu ortaya koyar. Disleksilerin sol beyin yarımküresindeki farklılıkların bu bozukluğun nedeni olduğu düşünülüyor.
Disleksi’li çocuklarda dikkat bozukluğu da görülür. Bu nedenle bu çocuklara bir uzman tarafından sistemli bir dikkat eğitimi verilmelidir.Sözel, işitsel, görsel eğitim metodları seçilmelidir. Sınav sorularını çabuk okuyamazlar ve cevapları yazamazlar. Bu nedenle bu çocuklara sözlü sınav yapılması daha etkin olur. Çoktan seçmeli sınavlarda (test) daha başarılı olurlar.

Disleksinin belirtilerinden bazıları şunlardır
Okurken harf değiştirme.
Okurken harf, hece atlama
Ilk harfine bakıp ilk aklına gelen kelimeyi söyleme.
Cümlenin sonunu aklına geldiği gibi getirme.
Uzun metin okumada sebat gösterememe.
Heceleyerek okuma.
Okumada nefes kontrolü sağlamada,
Satır takip etmede ,
Okuduğunu anlamada,
Anlamlı okumada
Sessiz (içinden) okumada,
Okuduğunu anlatma vb alanlarda zorluk görülmektedir.


MATEMATİK/ ARİTMETİK BOZUKLUĞU ( Diskalkulia )

Sözlük anlamı hesaplama bozukluğu olan Diskalkuli (Dyscalculia) aritmetik ve matematik becerilerin kazanılmasında, kullanılmasında güçlük çekilmesi ya da bozukluk olması diye tanımlanabilir. “Diskalkulia” çoğu zaman okuma – yazma sorunları ile beraber görülür. “Özel Öğrenme Güçlüğü” başlığı altında ele alınmaktadır. Bugünkü veriler, Öğrenme Güçlüğünün nedeninin genetik olduğunu göstermektedir. Diskalkulide genetiğin rolü hakkında ise çok az şey bilinmektedir. Bir araştırmada, diskalkulili çocukların annelerinin % 66’sının, babalarının % 40’ının, kardeşlerinin % 53’ünün, ikinci derece akrabalarının % 44’ünün Diskalkulisi olduğu bulunmuştur.
Diskalkuli (Matematik öğrenme bozukluğu) sıklıkla okuma bozukluğu, yazılı ifade bozukluğu, koordinasyon bozukluğu ve ifade edici ve alıcı dil bozukluğu ile birliktedir. Normal gelişen çocuklar, gelişim basamakları içinde matematik becerileri de sırasıyla kazanırlar. Evrensel sembolik bir dil olan matematiği öğrenirken pek çok becerimizi kullanmamız gerekir. Bu beceriler, sayısal ve uzaysal ilişkilerle birlikte çok çeşitli bilişsel beceriyi kapsar. Bunlar sıralama, kavrama, sınıflandırma, eşleştirme, algılama, dikkat,bilgiyi kaydetme- kullanma, zaman, miktar ilişkileri, neden-sonuç ilişkisi kurabilme, akıl yürütme, oran, eşitliktir. Bu yeteneklerden birinde, bir kaçında sorunu olan çocuklar matematik öğrenirken zorlanırlar.

Diskalkulinin belirtilerini şöyle sıralayabiliriz:

Kavrama güçlüğü
Bilgiyi kaydetme güçlüğü,
Kaydedilen bilgiler içinden doğru olanı seçmede güçlük,
Akıl yürütme güçlüğü,
Sıralama güçlüğü,
Eşleştirme güçlüğü,
Sınıflandırma güçlüğü,
Sembole dönüştürebilme güçlüğü,
Sembolle düşünebilme güçlüğü,
Görsel – işitsel algı ve dikkat sorunları,
Ölçme sorunları,
Soyutlama güçlüğü,
Akıl yürütme güçlüğü
İşlem hataları
Miktar kavramını öğrenmede güçlük,
Farkları kavramada güçlük,
Sayı dizisini kavramada güçlük,
Oran,orantı,kesirlerde güçlük,
Matematiksel simgeler ve çizimlerde güçlük,
Matematiksel simgeler ve çizimler (somut) ile matematiksel düşünme (soyut) arasında ilişki kurmada güçlük.
Para problemlerini anlamakta zorlanırlar.
Çarpım tablosunu öğrenme ve söylemede zorluk yaşarlar.
Rakamları ters yazarlar (6-9, 4-7, 2-5), ya da yer değiştirirler (15 yerine 51 gibi).
Basamak ve sayı değerlerini anlamakta zorlanırlar.
Kaygı, korku gibi psikolojik sorunlar yaşarlar.




Yukarda saydığım belirtilerin tümünü yaşayan bireydeki diskalkuli tablosu çok ağırdır. Aslında hiçbir vaka diğerine benzemez. Bu belirtilerden bir tanesi bile sorun yaşamaya neden olabilir.
Hiç eğitim almamış hafif-orta düzeydeki diskalkulikler, IQ’ları da yüksek ise kendi geliştirdikleri stratejilerle yaşamlarını farklılıklarıyla baş ederek sürdürebiliyorlar. Ancak ağır düzeyde diskalkulisi olanlar eğitimlerini sürdüremiyorlar. Zeka problemi olmadığı halde temel eğitimden sonra okulu bırakıyorlar ve işin içinde matematiğin ön planda olmadığı alanlarda bir meslek ediniyorlar. Bu da pek mümkün olmadığından sık sık iş değiştirmek durumunda kalıyorlar. Çünkü hayatın kendisi matematik. Randevusunu kaçırmak,zamanı ve parayı yönetememek, mesafeleri ayarlayamamak, sorun çözememek gibi güçlükler yetişkin diskalkuliklerin yaşamını kaotik hale getiriyor.
Gelişmenin hızlı olduğu okul öncesi dönemde müdahale edilirse, eksiklikleri ve güçlükleri bilişsel rehabilitasyon programlarıyla en aza indirilebiliyor. Çocuk, ebeveyn, öğretmen, rehberlik servisi, uzman işbirliği yapmalıdır. Yetersiz, sorun olan becerilerini geliştirici özel eğitim programı (BEP-Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı) hazırlanmalıdır. Diskalkuliye eşlik eden (anksiyete, benlik saygısı, özgüven, travmatik öğrenme deneyimleri, sosyal beceriler, duygusal-davranışsal) sorunlar için gereken terapi uygulanmalıdır.

3.YAZILI ANLATIM BOZUKLUĞU (DYSGRAPHIA - Disgrafi)

Disgrafi, yazı alanında çocuğun, orta ya da yüksek zeka yaşına rağmen zorlandığı, öğrenme bozukluğunun bir türüdür.
Yazı yazabilmek için dinlemek, anlamak, akılda tutabilmek ve kasları uygun şekilde kullanarak sesleri sembolize etmek gerekir.
Disgrafisi olan çocuk kelimelerin şifresini çözmekte problem yaşar. Motor beceri, görsel ve işitsel algı sorunları nedeniyle duyduğu kelimeleri yazarken harfleri yanlış, eksik ya da ters yazma gibi sorunlarla başa çıkmaya çalışır.
Disgrafisi olan bir çocuk yanlış, eksik ya da çok farklı bir tarzda yazdığı yazıyı doğru şekilde okuyabilir.
Amerika’ dan gelen örnekler çocuklar bir kelimenin tüm harflerini üst üste yazmadan, defteri dikey kullanmaya ya da sağdan sola kullanmaya geniş bir yelpazeye sahiptir. Örneklerin dünya çapına yayılmasında ki en önemli nokta çocukların bu yazıyı doğru kodlayıp, doğru okumalarıdır.

Sıklıkla b-d, b-p, m-n, z-s, d-t, f-v, ğ-g ve noktalı harfleri birbiri ile karıştırabilir.
Sayıları ters veya dönmüş olarak (3-E, 6-9, 4-7, 2-5, 10-01 gibi) algılayıp yazabilir.
Sayıları aşağıdan yukarıya tersten, sıfırları saat yönünde çizer.
Defterini düzenli kullanmada zorlanır.
Kalemi uygun pozisyonda tutamadığı gibi kalem kontrolü de zayıftır.
Yazıları dağınık ve okunaksızdır, defterleri düzensizdir.
Bazı harf ve heceleri ya atlar ya da ekler.
Heceyi ya da sözcüğü ters yazar. (koş-şok, atkı-takı gibi)
İmla kuralları ve noktalama işaretlerine uymaz.
Yazılı sınavlarda başarı düzeyleri düşüktür.
Yaşıtlarına oranla daha yavaş yazar,
Tahtaya bakarak yazıları deftere geçirirken zorluk,
Öğretmenin söylediklerini yazarken sınıfa ayak uydurmada zorluk,
Okul öncesi dönemde yapılan çizgi çalışmalarında hedefe çizgi çizmede zorluk olarak kendini gösterir.



Özgül öğrenme güçlüğü olan bireyler zeka düzeyleri düşük olmadığı gibi özel yeteneklere de sahip olabilirler. Buna önemli kanıt disleksili olduğu bilinen bilim adamları vesanatçılardır: , kalipso müziğinin kralı Harry Belafonte, büyükmimar, heykeltraş ve Mona Lisa’yı resim dünyasına armağan eden ressam Leonardo da Vinci, İrlandalı yazar Yeats, başta “Düşünen adam”olmak üzere pek çok önemli eserin sahibi heykeltraş Rodin, ,şarkıcı ve sinema oyuncusu Cher disleksili ünlüler arasındadır.

Hans Christian Anderson (1805-1875) Danimarkalı hikaye yazarı. Öğrenme güçlüğü.
Agatha Christie (1890-1976) İngiliz polisiye oyun ve roman yazarı. Christie tüm zamanların en iyi polisiye roman yazarlarından biridir. Öğrenme güçlüğü.
Sir Winston Churchill (1874-1965) İngiliz devlet adamı, asker ve yazar. 2.Dünya savaşı sırasındaki İngiliz Başbakanı. 1953 yılında Nobel edebiyat ödülünü almıştır. Öğrenme güçlüğü and bipolar disorder.
Tom Cruise (1962-) Amerikalı aktör. Dyslexia.
Leonardo da Vinci (1452-1519). İtalyan ressam, heykeltıraş, yazar, bilim adamı, mühendis, müzisyen ve mimar. Rönesans dahisi. Strephosymbolis (sembolleri doğru şekilde işleyememe güçlüğü).
Albert Einstein (1879-1955) Alman-Amerikalı teorik Fizikçi. İzafiyet teorisini ortaya çıkaran büyük bilgin Öğrenme güçlüğü.
Whoopi Goldberg (1949-) Afrika kökenli Amerikalı komedi aktristi. 1990 En iyi yardımcı kadın oyuncu Oscar’ı. Öğrenme güçlüğü.
Greg Louganis (1960-) Amerikalı Olimpiyat Şampiyonu Dalgıç. Dyslexia, küçük yaşlarında kekeliyordu ve astımı vardı. Okuma ve konuşma için özel sınıflarda eğitildi. Aynı zamanda HIV taşıyıcısı.
Bruce Jenner (1949-) Amerikalı Olimpiyat Şampiyonu Dekatloncu. Öğrenme güçlüğü.
George Smith Patton, Jr. (1885-1945) 2.Dünya Savaşında Amerikalı general ve tank komutanı. Öğrenme güçlüğü.
Auguste Rodin (1840-1917) Fransız heykeltıraş. Öğrenme güçlüğü.
Charles Schwab (1938-) “multi-million dolar” adlı simsarlık şirketinin Amerikalı kurucusu. Şiddetli disleksi hastası olmasına rağmen Stanford ta iş eğitimi sertifikası aldı.. Californiya‘da PERC adı altında içerisinde bir de kütüphanesi olan ve ailelere öğrenme güçlüğü konusunda danışmanlık yapan Ebeveyn Eğitim Araştırma Merkezi’ni kurdu.
Woodrow Wilson (1856-1924) 28. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, 1913-1921. Öğrenme güçlüğü

KAYNAKLAR
Korkmazlar Ü (1997) Öğrenme Bozuklukları (Disleksi): Anababalara ve Öğretmenlere Rehber. Davranış Bilimleri Ens. Çocuk Bölümü, No.1, İstanbul.
Korkmazlar Ü, Özer Z (1997) Disleksi. Hastalık değil Zihinsel bir farklılık. Bilim ve Teknik , s.353, s: 58 - 62.
Marmara Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü “Özgül Öğrenme Güçlüğü” ders notları.
Amerikan Psikiyatri Derneği (2000) DSM IV tanı ve değerlendirme kriterleri kitabı.


Gülizar BAYIR



BÜTÜN MAKALELER
 CİNSEL GELİŞİM
 ÖNCE OKUMA İLGİSİ
 TV VE ÇOCUK
 İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARDA AİLE EĞİTİMİ VE DOĞAL İŞİTSEL SÖZEL YAKLAŞIM
 BİLİŞSEL GELİŞİM
 HASTANEYE YATAN ÇOCUĞUN İHTİYAÇLARI
 SEMBOL PEKİŞTİRME
 Öğrenme Güçlüğünde Belirgin Davranışlar
 ÜSTÜN ZEKA TOPLUMSAL BİR ETİKET MİDİR?
 OTİZM VE SPOR
 DIŞA ATIM BOZUKLUKLARI
 Hastanede Yatan Çocuğun Ruhsal Durumları
 OTİZMDE BİLİMSEL DAYANAKLI UYGULAMALAR
 ÖĞRENMEYE HAZIRLIK BECERİLERİ
 FONOLOJİK FARKINDALIK VE OKUMA-YAZMA İLİŞKİSİ
 ASPERGER SENDROMU
 AKICI OKUMA VE ÇOCUKLARDA GELİŞİMİ
 BECERİ VE BECERİ ÖĞRETİMİ 1
 DUDAK DAMAK YARIKLIĞI
 ÖĞRENME, ÖĞRETİM VE ÖĞRENMENİN ÖZELLİKLERİ
 ATİPİK OTİZM Mİ ACABA?
 ÇOCUKLARIN AĞIR STRESE OLAN TEPKİLERİ
 Hastanede Kalmanın Çocuk Üzerine Etkileri
  OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU VE BİLİMSEL DAYANAKLI OLMAYAN UYGULAMALAR
 YERDEKİ YILDIZLAR / Taare Zameen Par (Like Stars on Earth) 2007 Hindistan
 YAZMA ÖĞRETİMİ VE YAZMAYA ETKİ EDEN FAKTÖRLER
 İKİ KERE FARKLI ÇOCUKLAR
 OTİSTİK ÖZELLİKLER GÖSTEREN ÇOCUKLARA YÖNELİK ETKİNLİK ÇİZELGELERİ PLANLAMA
 SOSYAL BECERİ ÖĞRETİMİ
 UYGUN OLMAYAN DAVRANIŞIN AZALTILMASI
 ÖZEL EĞİTİMDE DİL VE KONUŞMA SORUNLARI
 GOBDÖ2-TV
 RESİMLER VE ÇOCUK
 KENDİLİK DEĞERİ VE KENDİLİK DEĞERİNİ DESTEKLEYİCİ DRAMA ÖRNEĞİ
 HASTALIK, HASTANEYE YATIŞ VE AMELİYATIN ÇOCUK ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
 OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU
  DİKKAT, DÜŞÜNME BECERİLERİ VE BEDENSEL- ZİHİNSEL KOORDİNASYONUNU
 OKUL OLGUNLUĞU – ÇOCUĞUM OKULA HAZIR MI?
 BABA VE ÇOCUK
 DOĞAL DİL ÖĞRETİMİNDE AİLE VE ÖĞRETMENLERE ÖNERİLER
 İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARDA KONUŞMA BECERİSİ
 ÇOCUĞUNUZ İLE BİRLİKTE OYNAYABİLECEĞİNİZ EV İÇİ OYUNLAR
 HİKÂYE-KİTAP OKUMA ETKİNLİKLERİ 1
 DİL VE KONUŞMA TERAPİSTİ KİMDİR ?
 E-BUP (ERKEN BEBEK UYARAN PROGRAMI)
 EMDR NEDİR?
 ÇOCUKLAR İÇİN DRAMANIN ÖNEMİ
 MATEMATİK ÖĞRETİMİ
 ÖZEL EĞİTİM VE KAYNAŞTIRMA UYGULAMALARI
 ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ 1
 OKUMA - YAZMA KAVRAMI & OKUMA - YAZMA HAZIR OLUŞ FAKTÖRLERİ
 KARIŞTIRILAN İKİ KAVRAM : DAVRANIŞ & DAVRANIŞ PROBLEMİ
 ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ EĞİTİMİ
 İŞİTME ENGELLİLERDE ERKEN TANI VE ÖNEMİ
 OTİSTİK ÇOCUKLARDA OYUN
 ÖZEL EĞİTİME BAŞLARKEN